4 Eylül 2007 Salı

AYET'EL KÜRSİ

Okunusu:

- Allahu lâ ilâhe illâ hu, elhayyul kayyum, lâ te’huzûhu sinetün velâ nevm, lehu mâ fiys semâvâti ve mâ fiylard, men zelleziy yesfeu indehu illâ biiznih, yâ’lemu ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm, velâ yuhiytune bisey’in min ilmihî illâ bimâ sa’, vesiâ kürsiyyühüs semâvâti vel arda, velâ yeuduhu hifzuhuma, ve huvel âliyyül aziym.’

Anlami:

ALLAH ki, Tanri yoktur ancak O vardir, diridir ve kendi kendine kâimdir; ne uyuklamasi ne de uyumasi sözkonusudur; yerde ve göklerde ne varsa O’nun içindir; O’nun katinda kim sefaat edebilir ki izni olmaksizin; bilir önlerinde ve arkalarinda olanlarin hepsini; izni olmadan ilminden bir seyi kapsamak mümkün degildir; kürsüsü semâlari ve yeri içine almistir; korumasi disinda bir sey kalamaz; yüce ve azamet sahibidir.

Bilgi::

-Bakara sûresi içinde bir âyet vardir ki, O, Kur’ân âyetlerinin reisidir. O, bir evde okundugu zaman, içeride seytan varsa mutlaka çikar. Bu, Ayet-el Kürsî’dir!..’

Buyuruyor bir hadîs-i serîf’te Hazreti Resûl aleyhi’s-selâm.

Gene buyuruyor Hazreti Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Her seyin bir zirvesi vardir. Kur’ân’in zirvesi de Bakara sûresidir. Bakara sûresinin içersinde bir âyet vardir ki, o Kur’ân âyetlerinin reisidir. Ayet-el Kürsî!.."

Bir gün Hazreti Resûl aleyhi’s-selâm yaninda bulunan Ebû Münzir’e söyle sordu:

-Yanindaki Allâh’in kitâbinda hangi âyet daha büyüktür biliyormusun?

-Allâhu lâ ilâhe illâ hu el hayyul kayyum. dedi. Rasûlullah:

-Ey Ebû Münzir. Ilim sana kutlu olsun!..’ buyurdu.

Bu hadîs-i serîflerin disinda daha bir çok hadîs-i serîf vardir; Ayet-el Kürsî’nin faziletinden bahseden; bunlarin önemli bir kismi da namazlarin farzlarinin hemen akabinde okunmasini tavsiye eder. Yani, farzi bitirip selâm verdikten hemen sonra!..

Ayrica Ayet-el Kürsî’nin eve girildiginde, evden çikildiginda, önemli bir ise baslanilmasinda, uyumadan önce okunmasinin çok büyük faydalar hasil edecegi hakkinda da pek çok haber ulasmistir.


Günlük çesitli tehlikelerden korunmak için sabahlari, yedi defa okunmasi, altisinin alti yöne üflendikten sonra, yedincisinin yutulmasi da tavsiyeler arasindadir.

Ruhaniyeti son derece güçlendirici bu âyetin kirkbin defa okunmasinin da çok büyük faydalar temin edeceginden bahsedilmistir, bu isin önde gelen tecrübelilerince.

YASİN DUASI OKUNUŞU, ANLAMI VE FAYDALARI

Okunusu:

Bismi’llâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

(1) Yâsiyn (2) velkur'ânilhakiym (3) inneke leminelmürseliyne (4) alâ siratin müstekiym (5) tenziylel aziyzirrahiym (6) litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn (7) lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun (8) inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun (9) ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun (10) ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun (11) innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym (12) inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn (13) vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun (14) iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun (15) kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun (16) kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun (17) ve ma aleyna illelbelagul mübiyn (18) kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym (19) kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun (20) ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne (21) ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun (22) ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun (23) eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune (24) inniy izen lefiy dalâlin mübiyn (25) inniy amentü birabbiküm fesmeun (26) kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune (27) bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn (28) ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne (29) in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun (30) ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun (31) elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun (32) ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun (33) ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun (34) ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni (35) liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune (36) sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun(37) ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune (38) vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym (39) velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym (40) lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun (41) ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni (42) ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun (43) ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune (44) illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn (45) ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune (46) ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn (47) ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn (48) ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn (49) ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun (50) felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun (51) ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun (52) kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun (53) in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun (54) felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun (55) inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun(56) hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun (57) lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun (58) selâmün kavlen min rabbin rahiym (59) vemtazul yevme eyyühel mücrimun (60) elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün (61) ve enibüduniy, haza siratun müstekiym (62) ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun (63) hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun (64) islevhel yevme bima küntüm tekfürûn (65) elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn (66) velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun (67) velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun (68) ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun (69) ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn (70) liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne (71) evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun (72) ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun (73) ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune (74) vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun (75) lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun (76) felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun (77) evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn (78) ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym (79) kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün (80) elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn (81) eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym (82) innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun (83) fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn.


Anlami:

1. Yâ-sîn.

2. Kur’ân hikmettir.

3. Kesinlikledir ki, sen gönderilen Rasûlerdensin

4. Sirati mustakîm üzerindesin.

5. Azîz ve Rahîm indinden inzal olmustur (Kur’ân).

6. Atalari korkutulmamis olan ve bu yüzden gaflet içinde kalan bir kavmi uyarasin diye inzâl olandir.

7. Andolsun ki ekseriyetiniz üzerinde hakkin hükmü vardir. Iman etmezler.

8. Biz bunlarin boyunlarina, çenelerine kadar boyunduruk vurduk, bu yüzden dikbaslilardir.

9. Biz onlarin önlerine, arkalarina sedler koyduk. Gözlerini bagladik. Artik onlar göremezler.

10. Onlari uyarsan da, uyarmasan da iman etmezler.

11. Sen yanliz kabul edenleri, zikre uyanlari ve Rahmân’dan hasyet duyanlari gayblari ile uyarabilirsin. Onlari bagislanma ve sonsuz ecir ile müjdele.

12. Kesinlikle biziz ölüleri dirilten; onlarin bütün fiillerini, biraktiklari her izi, yazariz. Biz her seyi apaçik bir sekilde bir kitapta kayda geçmisizdir.

13. O yerlesim bölgesinin halkini hatirlat, ki onlara Resûller gelmisti.

14. Hani, biz o halka, iki Resûl göndermistik, ki onlarin ikisini de yalanci saymislardi da, bir üçüncüsüyle desteklemistik. Onlar hep beraber "Biz size gönderilmis elçileriz" dediler.

15. Dediler; "siz de bizim mislimiz üzere beserden baska bir sey degilsiniz. Rahman bir sey inzal etmemistir." Hem siz, sirf yalan söylüyorsunuz.

16. Dediler (resûller); Rabbimiz bilendir, elbette biz size gönderilmis Resûlleriz.

17. Bize düsen size açik seçik tebligde bulunmaktir.

18. Siz bize ugursuzluk getirdiniz; vazgeçmezseniz, sizi taslariz ve bizden azaba yolaçacak olaylarla karsilasirsiniz.

19. Ugursuzluk kendinizdendir, dediler (resûller). Tavsiyelerimizi ugursuzluk diye mi anliyorsunuz. Hayir, siz haddi asan bir topluluksunuz.

20. Sehrin bir ucundan kosarak gelen adam seslendi: Ey kavmim, Resûllere uyun!..

21. Sizden bir karsilik istemeyen, hidâyet üzere olanlara uyun.

22. Nasil kulluk etmem ki beni bu sekilde yaratan Allâh'a; ki O'na döneceksiniz.

23. Tanrilar mi edinmemi istiyorsunuz!.. Rahman bana bir zarar dilerse, benim için sefaâtleri faydasizdir, beni kurtaramazlar.

24. Tanri edinirsem, kesinlikle açik seçik sapmis olurum.

25. Muhakkak ben rabbinize iman ettim. Bunu duyun.

26. Ona, cennete gir, denildi. Keske kavmim bileydi, dedi.

27. Rabbimin beni bagisladigini ve ikrâm görenlerden oldugumu.

28.Ondan sonra kavminin üzerine gökten asker indirmedik; indirecek de degildik.

29. Onlara bir sayha yetti!.. Bir anda yok oldular.

30. Ne yazik su kullara ki, onlara bir peygamber geldiginde, onunla alay ederler.

31. Görmüyorlar mi, kendilerinden önce biz nice nesiller helâk ettik, peygamberleri degerlendirmedikleri için; ki onlarin geri dönüsü sözkonusu degildir.

32. Onlarin hepsi de huzurumuza getirileceklerdir.

33. Su ölü toprak onlara bir ibrettir!.. Onu canlandirir, taneler yetistiririz de yerler.

34. Hurmaliklardan, baglardan bahçeler yarattik; pinarlar fiskirttik.

35.Bunlarin meyvalarindan ve ürettiklerinden yesinler diye. Sükretmiyecekler mi?

36. Yerden olusan seylerden, nefislerinden ve daha bilmedikleri seylerden çiftleri yaratan Allâh subhandir.

37. Gece de onlar için bir ibrettir. Gündüzün isigini çektigimizde zulmet içinde kalirlar.

38. Günes de yörüngesinde istikrarlidir. Bu Azîz ve Alîm olanin degerlendirisidir.

39. Aya da bir yörünge takdir ettik. O bu yörüngede ilerlerken egri hurma dali gibi görünür.

40. Ne günes aya yetisir ne de gece - gündüz ayni anda olusur. Hepsi de kendi yörüngelerinde dönerler.

41. Onlarin evlâdlariyla dolu gemilerin tasinmalari da bir ibrettir.

42. Ve daha bunun gibi binecekleri nice seyleri yarattik.

43.Dilemis olsaydik onlari batirirdik da, ne kimse yardimlarina kosabilirdi, ne de kurtulabilirlerdi.

44. Ancak bir rahmet olarak bir zamana kadar yasamalarini istedik.

45. Önünüzden ve arkanizdan korunun ki rahmete eresiniz, (dendiginde yüzçevirirler).

46. Onlara bir Allâh âyeti gönderilince, yüzçevirirler.

47. Onlara, Allâh’in size verdigi riziktan baskalarina da bagislayin dendiginde, gerçegi örtücüler, iman ehline -Allâh dileseydi onlara da verirdi. Siz aldaniyorsunuz, gerçegi göremiyorsunuz’ derler.

48. -Sözünüz dogru ise, ne zaman tehdidiniz yerine gelecek’, derler.

49. Onlarin bekledigi tek bir sayhadir ki, onlari birbirleriyle çekisirken götürüverir!..

50. Artik ne bir sey vasiyet edebilirler, ne de ailelerinin yanina dönebilirler.

51. Sûr üfürülür. Kabirlerinden çikarak Rablerinin hükmüne yönelirler.

52. Eyvah, bizi kabirlerimizden kim çikartti, derler. Rahmân’in vaadidir bu; ve Resûller gerçegi söylemistir.

53. O tek sayhadir, hepsi toplanip huzurumuzda olacaklardir.

54. Bugün hiç kimse haksizlikla karsilasmiyacak, sadece yaptiklarinin neticesine erecektir.

55. O gün cennetlikler nimetler içinde saadettedirler.

56. Kendileri de esleri de gölgeler altinda tahtlara yaslanmislardir.

57. Orada (yaptiklarinin) meyvalarina nâil olur, her istediklerini bulurlar.

58. Rahîm olan rabbin selâmeti üzerlerindedir.

59. Ey suçlular, bugün sizler bir tarafa ayrilin.

60. Ey Ademogullari, Seytana (cinlere) kulluk etmeyin!.. O size açik seçik düsmandir!..

61. Bana kulluga devam edin!.. Gerçek yol budur.

62. Andolsun ki onlar, içinizden pekçogunu gerçekten saptirmistir. Niçin aklinizi kullanmadiniz?..

63. Iste bu (yaptiginizin karsiligi) vaad olunan cehennemdir!..

64. Gerçegi örtmenizin karsiligi girin oraya!..

65. O günde, onlarin agizlarini mühürleriz; kazandiklarini elleri konusur ve ayaklari sehâdet eder de onlari yalanlar.

66. Dilersek gözlerini kör ederiz de, yolda kosusup kalirlar. Yolu nasil görürler ki?

67. Eger dileseydik, onlarin durduklari yerde kaliplarini degistirirdik, ne ileri gidebilirlerdi ne de geri!..

68. Kime uzun ömür verirsek, hayati basa dogru geriliyor. Akillarini kullanmazlar mi?..

69. O'na biz, siir ögretmedik ve yakismaz da! O apaçik zikir ve Kurân'dir;

70. Dirileri uyarir, gerçegi örtenlerin de karsiligini almalarini saglar!..

71. Onlar görmüyorlar mi, ellerimizin eseri olan davarlar yarattik, sahiplendiler.

72. Bu davarlari emirlerine verdik, kimine binerler, kimini yerler.

73. Bunlarda onlar için çesitli faydalar vardir, içerler; sükretmezler mi?..

74. ONLAR ALLAH'I BIRAKIP TANRI EDINDILER YARDIMI OLUR DÜSÜNCESIYLE.

75. Asla yardim gelmez!.. Kendileri ona hazirlanmis ordu olurlar.

76. Laflari seni mahzûn etmesin!.. Biz onlarin içlerindekini de dislarindakini de iyi biliriz.

77. Insan, bir spermden yaratildigini görmüyor da bize düsmanliga kalkisiyor!..

78. Yaradilisini unutarak, -çürümüs bu kemikleri kim canlandirir’ diye misal getirdi!..

79. De ki; onlari ilk önce kim yarattiysa, O!.. Yaratmanin tüm sistemini O bilir!..

80. Size yesil agaçtan ates çikartan O’dur ki, bu atesle yakarsiniz!..

81. Göklerle yeri yaratan, bir benzerini daha yaratamaz mi? Elbette yaratir!.. Her seyi mükemmel bilir!..

82. Bir seyin olmasini irade etti mi, "OL" der ve o sey olur.

83. Herseyin orijinini elinde tutan Subhandir ki. O'na dönecekiniz.

Bilgi:

Yâsîn Sûresini okumanin faydalari hakkinda bir çok Rasûlullah buyrugu mevcuttur ki, size bunlardan sadece birkaçini nakletmek istiyorum:

-Gece yatmadan evvel Yâsîn okumayi âdet edinen kisi, gece öldügü takdirde SEHID olarak ölür.

-Yâsin sûresini çokça okuyunuz; çünkü onda on bereket vardir.

1. Aç kimse okursa karni doyar
2. Çiplak kimse okursa, giyinir;
3. Bekâr okursa, kismeti açilir, evlenir;
4. Korkan kimse okursa, korktugundan emin olur;
5. Dünya isinden üzülenin üzüntüsü zail olur;
6. Yolculuk halinde olan, yol sikintisindan kurtulur;
7. Kaybi olan, kaybettigine kavusur;
8. Ölüm halinde okundugunda, sikintilar kaybolur;
9. Susuz okudugunda, susuzlugunu giderir;
10. Hasta okudugunda, eceli gelmemisse, sifa bulur."

-Kur'ân-in kalbi Yâsin sûresidir. Allââh ve ahireti dileyerek bir kimse Yâsîn'i okursa, Allâh kendisini mutlaka bagislar. Ölülerinize Yâsîn okuyunuz."

-Süphesiz ki her seyin bir kalbi vardir. Kur'ân-in kalbi de Yâsîn sûresidir. Kim Yâsîn'i okursa, Allâh, Yâsîn'i okumasi sebebiyle, içinde Yâsîn olmayan 10 hatim sevabi verir"

32 FARZ VE 54 FARZ

32 FARZ

Bir çocuk bâliğ olduğu zaman ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, ya’nî, (Lâ ilahe illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun mânâsını bilip inanınca (Müslümân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv olur. Fakat, bunların her müslümân gibi, imkân bulunca, îmânın altı şartını, ya’nî (Âmentü)yü ezberlemeleri ve mânâsını öğrenerek bunlara inanmaları ve (İslâmiyyetin hepsini, ya’nî Muhammed aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın bildirmiş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân buldukça, bütün huylardan ve karşılaştığı işlerden farz olanları, ya’nî emr olunanları ve harâm olanları, ya’nî yasak edilmiş olanları öğrenmesi de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, ya’nî inanmazsa îmânı gider. Bu öğrendiklerinden birini beğenmezse, kabûl etmezse mürted olur. Mürted, (Lâ ilahe illallah) demekle ve İslâmiyyetin ba’zı emrlerini yapmakla, meselâ namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrât ve hasenât yapmakla müslümân olmaz. Bu iyiliklerinin âhırette hiç faydasını görmez. İnkârından, ya’nî inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişmân olması lâzımdır.

İslâm âlimleri, her müslümânın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lâzım olan farzlardan otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.


Otuziki farz

Îmânın şartı: Altı (6)

İslâmın şartı: Beş (5)

Namazın farzı: Oniki (12)

Abdestin farzı: Dört (4)

Guslün farzı: Üç (3)

Teyemmümün farzı: İki (2)

Teyemmümün farzına üç diyenler de vardır. Bu zaman, hepsi otuzüç farz olur.

Îmâmın Şartları (6)

1- Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.

2- Meleklerine inanmak.

3- Allahü teâlânın indirdiği kitâblarına inanmak.

4- Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.

5- Âhiret gününe inanmak.

6- Kadere, ya’nî hayr ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

İslâmın Şartları (5)

7- Kelime-i şehâdet getirmek.

8- Her gün beş kere vakti geline namaz kılmak.

9- Malın zekâtını vermek.

10- Ramazan ayında her gün oruc tutmak.

11- Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.

Namazın Farzları (12)

A- Dışındaki farzları yedidir. Bunlara şartları da denir.

12- Hadesten tahâret.

13- Necasetten tahâret.

14- Setr-i avret.

15- İstikbâl-i Kıble.

16- Vakit.

17- Niyet.

18- İftitah veya Tahrime Tekbîri.

B- İçindeki farzları beşdir. Bunlara rükn denir.

19- Kıyâm.

20- Kırâat.

21- Rükû’.

22- Secde.

23- Ka’de-i âhire.

Abdestin Farzları (4)

24- Abdest alırken yüzü yıkamak.

25- Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak.

26- Başın dörtte birini mesh etmek.

27- Ayakları topukları ile birlikte yıkamak.

Guslün Farzları (3)

28- Ağzı yıkamak (mazmaza).

29- Burnu yıkamak (istinşak).

30- Bütün bedeni yıkamak.

Teyemmümün Farzları (2)

31- Cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet etmek.

32- İki eli temiz toprağa vurup, yüzü mesh etmek ve tekrar iki eli temiz toprağa vurup, her iki kolu dirsekten avuca kadar sıkamak.

54 FARZ
Bir çocuk bâliğ olduğu zaman ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, ya’nî, (Lâ ilahe illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun mânâsını bilip inanınca (Müslümân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv olur. Fakat, bunların her müslümân gibi, imkân bulunca, îmânın altı şartını, ya’nî (Âmentü)yü ezberlemeleri ve mânâsını öğrenerek bunlara inanmaları ve (İslâmiyyetin hepsini, ya’nî Muhammed aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın bildirmiş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân buldukça, bütün huylardan ve karşılaştığı işlerden farz olanları, ya’nî emr olunanları ve harâm olanları, ya’nî yasak edilmiş olanları öğrenmesi de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, ya’nî inanmazsa îmânı gider. Bu öğrendiklerinden birini beğenmezse, kabûl etmezse mürted olur. Mürted, (Lâ ilahe illallah) demekle ve İslâmiyyetin ba’zı emrlerini yapmakla, meselâ namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrât ve hasenât yapmakla müslümân olmaz. Bu iyiliklerinin âhırette hiç faydasını görmez. İnkârından, ya’nî inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişmân olması lâzımdır.

İslâm âlimleri, her müslümânın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lâzım olan farzlardan otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.


54 FARZ

1- Allahü teâlânın bir olduğuna inanmak.

2- Helâl yimek ve içmek.

3- Abdest almak.

4- Beş vakit namaz kılmak.

5- Cünüblükten gusl etmek.

6- Rızkın Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

7- Helâl, temiz elbise giymek.

8- Hakka tevekkül etmek.

9- Kanaat etmek.

10- Nimetlerinin mukabilinde, Allahü teâlâya şükr etmek.

11- Kazaya râzı olmak.

12- Belâlara sabr etmek.

13- Günâhlardan tevbe etmek.

14- Allah rızâsı için ibâdet etmek.

15- Şeytanı düşman bilmek.

16- Kur’ân-ı kerîmin hükmüne râzı olmak.

17- Ölümü hak bilmek.

18- Allahın dostlarına dost, düşmanlarına düşman olmak.

19- Babaya ve anaya iyilik etmek.

20- Ma’rûfu emr ve münkeri nehy etmek.

21- Akrabayı ziyâret etmek.

22- Emânete hıyânet etmemek.

23- Dâima Allahü teâlâdan korkup, ferahı (şımarıklığı ve azgınlığı) terk etmek.

24- Allaha ve Resûlüne itâat etmek.

25- Günâhdan kaçıp, ibâdetlerle meşgul olmak.

26- Müslümân âmirlere itâat etmek.

27- Âleme, ibret nazarıyla bakmak.

28- Allahü teâlânın varlığını tefekkür etmek.

29- Dilini, fuhşa âit kelimelerden korumak.

30- Kalbini temiz tutmak.

31- Hiçbir kimseyi maskaralığa almamak.

32- Harâma bakmamak.

33- Mü’min her hâlde, sözüne sâdık olmak.

34- Kulağını münkerât dinlemekten korumak.

35- İlim öğrenmek.

36- Tartı ve ölçü âletlerini, hak üzere kullanmak.

37- Allahın azabından emin olmayıp, dâima korkmak.

38- Müslüman fakirlere zekât vermek ve yardım etmek.

39- Allahın rahmetinden ümid kesmemek.

40- Nefsinin isteklerine tâbi olmamak.

41- Allah rızası için yemek yidirmek.

42- Kifayet miktarı rızık kazanmak için çalışmak.

43- Malının zekâtını, mahsûlün uşrunu vermek.

44- Âdetli ve lohusa olan ehline yakın olmamak.

45- Kalbini, günâhlardan temizlemek.

46- Kibrli olmaktan sakınmak.

47- Baliğ olmamış yetimin mâlını hıfz etmek.

48- Genç oğlanlara yakın olmamak.

49- Beş vakit namazı vaktinde kılıp, kazâya bırakmamak.

50- Zulümle, kimsenin malını yimemek.

51- Allahü teâlâya şirk koşmamak.

52- Zinâdan kaçınmak.

53- Şarabı ve alkollü içkileri içmemek.

54- Yok yere yemîn etmemek.




Allah Razı Olsun Demek

Sual: (Bin kere Allah sizden razı olsun) demek uygun mu?
CEVAP
Allahü teâlânın bir kere razı olması sonsuz razı olması demektir. Allah razı olsun dendi mi aynı şey söylenmiş olur. Ama öyle söylemenin de mahzuru olmaz. Maksat manayı kuvvetlendirmektir.

Sual: Allah ebediyen razı olsun demek caiz mi?
CEVAP
(Allah ebediyen razı olsun) denince, sanki bu duadan, Allahü teâlânın bir müddetliğine de razı olacağı anlamı da çıkıyor. Bu itikadımıza terstir. Allah razı olsun demek gerekir. Ebediyen ekleyince yanlış anlamaya müsait oluyor. Üç günlüğüne veya üç seneliğine razı olsun anlamı da çıkabilir. Yani Allah’ın böyle sıfatı da var sanılır.

Sual: Kur’an-ı kerimde, (Allah, Eshab-ı kiramdan razıdır) buyuruluyor. O eshab, Resulullahın vefatından sonra kötü şeyler işlese yine mi Allah onlardan razı olur?
CEVAP
Muteber din kitaplarında buyuruluyor ki:
Allahü teâlânın sıfatları ebedidir, sonsuzdur. Onlardan razı olması da sonsuzdur. Yani birkaç seneliğine razı olup da sonra vazgeçmez. Hâşâ eshabın daha sonra ne yapacağını Allah bilmiyor muydu? Bilmeyen Allah olur mu? Onlardan razı ise ebediyen razıdır. Bir müddet razı olup sonradan vaz geçmek Allah’ın sıfatlarına aykırıdır. Kur’an-ı kerimde (Allah sözünden dönmez) buyruluyor. [Al-i İmran 9, Zümer 20, Rad 31, Rum 6]

Ramazanda Nasıl Beslenmeli

Ramazan ayı bazılarımızın zannettiği gibi 'yeme ayı' değil, 'yememe ayı'dır. Yani oruçlu olduğumuzda iftar ve sahurda aşırıya kaçmamız hiç doğru değildir.

Akşam iftara oturduğumuzda (sahura kalkmışsak) 12 saat civarında aç kalmışız demektir. Sindirim sistemimiz istirahattedir. İşte biz iftarda yemeği birden ve aşırı şekilde mideye doldurursak salgılar fazlalaşır, tansiyon düşüklüğü olur. Hele bir de yemeği yedikten sonra uzanıp yatarsak tehlike artar. Vücuttaki kan, mide ve bağırsakların etrafında toplanır.

Beyin ve kalbe kanın gitmesi engellenir. Kan birden vücuda dağıldığında ise kalp çarpıntılarına ve krize kadar varır.

Bu sebeple kalbinden rahatsız olanlar yediklerine dikkat etmelidirler. Tavsiye edilen; yemeğin yavaş, iyi çiğnenerek ve sohbetle, muhabbetle yenmesidir. Osmanlı konaklarında iftarda önce çorba çıkar, misafirler orucunu bu şekilde açtıktan sonra akşam namazı eda edilirmiş. Yemek ise namazı müteakiben yenirmiş. Aslında sağlığa en uygun olanı da budur. Yine Ramazan'da bol sıvı almalıyız. Taze meyve suyu, ayran gibi içecekler de alınabilir Ramazan'da ağır yiyeceklerden kaçınmalı, meyve ve çiğ sebze tüketimine önem verilmelidir. Ramazan'ın sağlık ayı olduğunu unutmayalım.

Doç. Dr. Sefa Saygılı